Rss Feed

Düşünce Kutusu

Öykü,Şiir

Öykü: Tanrıçanın Seçimi (Bölüm 1)

18 Haziran 2008 yazar CeyhunCakar, Öykülerim altında. 1 Yorum

    Gece geç saatte Aka sarayının arka kapısından saman dolu bir at arabası girdi. Birkaç muhafızın taşıdığı bir kadın ve bir erkek cesedi arabanın arkasına samanların üzerine atıldı. Her ikisi de kılıçla öldürülmüştü ve karınlarının üzerindeki kılıç yarasından samanların üstüne kan sızıyordu. İki cesedin üzeri de samanla örtüldü ve araba cesetleri şehrin dışında bir çukura atmak için yola koyuldu. Kocası, Aka kralı Agamemnon’u öldüren Klytaimnestra’ydı kadın ve onun aşığı Aigistos’du adam. Agamemnon ve Klytaimnestra’nın oğlu Orestes öldürmüştü onları ve elinde kanlı kılıcı, Aigistos’un cansız bedenin bir yana fırlatıp babasının oturmuştu. Arabacı ki cesedi tamamen soyup -elbiselerinin para edeceğini düşünüyordu- cesetleri çukura attı. Çukuru kapatırken tanrılar tanrısı Zeus Olimpos dağından onu seyrediyordu. Mutluydu. Orestes’in kral oluşunun kutlanmasını buyurdu tanrılara ve karısı Hera ile odasına çekildi. Olimpos Dağı sis bulutlarını yarıp göğe yükselirdi. Tanrılar bulutların üstünde insanlara ait çilelerden uzakta mutlu yaşarlardı ve yalnız kudretli Zeus’tan çekinirlerdi. Olimpos Dağının içinden gelen uğultuları duyarlardı. Tartaros’a yeraltına Zeus tarafından atılmış Titan’ların sesiydi bunlar. Bu sesleri duyunca titrerdi Hera. Bu yüzden başı dik açıklayamazdı Zeus’a Klytaimnestra’ya olan sevgisini. Zeus’la yalnız kalır kalmaz kapandı ayaklarına. Zeus ayaklarıyla itti Hera’nın bedenini.
“Uzak dur benden kadın. Bilirim ne isteyeceğini. Agamemnon’a ben vermiştim krallığını. Benim hükmümdü hüküm sürmesi insanlar üzerinde. Klytaimnestra bilmedi bunu, hor gördü buyruğumu ve aldı kocasının canını. Ödeyecek bunun cezasını Tartaros’ta.”
Hera’nın gözünden birkaç damla yaş geldi. Kocasına acıyla baktı.

“Bu kadar çok kin duyman niye, yüce Zeus? Klytaimnestra seninle benden daha mı fazla suçlu? Babamız Kronos’u tahtan devirip sen göndermedin mi Tartaros’a? Kronos’un bize yaptığını mı söyleyeceksin? Klytaimnestra’ya yaptığı da az mıydı Agamemnon’un?”
Hera dilini tutamayıp Zeus’u öfkelendirdiğini anlamıştı ama çok geçti. Zeus’un Zeus’un öfkesi öylesine şiddetliydi ki yıldırımlarını savurdu Hera’nın üzerine. Bir tokatla fırlattı onu ve bağırarak ağzına geleni söyledi.

“Bu haine karşı sevgin neden bu kadar büyük Hera? Sen de mi ihanet edeceksin kocana annem Rhea’nın babama yaptığı gibi? Tahta oturanı hak değil güç belirler, bunu bil. Yenilenlerle güçsüzlerin yeridir Tartaros. Ve ben acımam hükmüme karşı gelene. Bu yüzden yerin dibidir o hainin yeri ve sen de Olimpos’tan in ki yeryüzüne, öğren bana karşı gelmemeyi.”

Tuttu Hera’yı kolundan Zeus ve fırlattı Olimpos’tan aşağı.

Hera, Klytaimnestra’nın cesedinin atıldığı çukurun yanı başında saatlerce baygın yattı. Uyandığında gün yeni ışıyordu ve sisten birkaç adım uzağı görmek olanaksızdı. Üzerinde şatafatlı bir tanrıça kıyafeti yerine çamura bulanmış bir bez parçası vardı, Zeus böyle istemişti. Hera, güneş en yükseğe çıkana kadar ağladı. İşe yaramayacağını bilerek sövdü Zeus’a. Klytaimnestra’nın üstündeki toprağı avuçlayıp yalvardı Toprak Ana Gaia’ya.
“Gaia, yardım et bana. Üç gün sonra Hades Klytaimnestra’nın ruhunu senden almaya gelecek, verme ona. Kadın olmak dışında suçu yoktu. Klytaimnestra, Agamemnon’dan daha az istemedi Truva’yı. Ordunun başına geçse birçok Aka kralından daha iyi yönetirdi adamlarını.”
Hera sözünü tamamlayamamıştı, etrafındaki toprağın hareketlendiğini fark etti. Toprak, Hera’nın altında birikerek yavaş yavaş dev bir kadın şeklini aldı. Toprak-kadın ayağa kalkarak dev dizlerinin üzerinde duran Hera’yı üstünden attı. Topraktan tenini, bitki saçlarını ve saçlarının içindeki rengarenk çiçekleri görüp bu dev tanrıçadan büyülenmemek imkansızdı. Gaia’ydı o. Hera’ya baktı dev tanrıça.

Devamı (2. Sayfa)…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

EkleBunu RSS Ekle Butonu